Bir Güle Aşığım PART 45. Kutlama...👮‍♂️🔥 · страница 66 из 96
Страница 66 из 96

PART 45. Kutlama...👮‍♂️🔥

11 декабря 2023, 01:15


.
.
.

Songül Sadi'nin elinden tutarak hala kısılmış sesiyle seslendi

"Saa-di?"

"Abooo... sese bak, yola çıkmadan şu şurubu getireyim laaa, inat etmeden iç be kızım şunu"

"I-ııh, içmem ben onu çok kötü kokuyor!"

"Şşşt, tamam sakin, zorlama dahada sesini."

"Sende bağırtma o zaman Sadi."

"Tamam özür dilerim bitanem. Hee şey, sen uyurken Suna'ya aradım ben."

"Neden?"

"Şurub içmek istemedigini ve o yüzden boğazına iyi gelecek bir kaç ilaç getirmesini rica ettim."

"Hmm, anladım iyi yaptın, ama bana bak Sadi, öğlen yaptığın gibi annemlerin yanında da sesim hakkında bişeyler ima edersen eve sokmam seni."

"Anaa... eve sokmıcan? Laaa, Mambolinam ben bişey ima etmedim yaau"

Sadi kahkaha attı

"Hıhım, hiç etmedin, bide gülüyor. Sokmam bitti bana ne."

"Hııy! Valla senden korkulur laa, valla ben sana boşuna Kara Mambaa demiyorum işte."

Songül kıkırdayarak Sadi'nin elini cimcirdi

"Neyse ne... sen onu bunu bırak ta, Yaver'le Suna hakkında babamla ne zaman konuşacaksın? Sonradan kendi öğrenirse ortalığı ayağa kaldırır."

"Biliyorum güzelim, o yüzden kutlamadan önce konuşurum Metin baba ile merak etme sen, bende hallederim."

"Kutlama derken ne zaman gidiyoruz, acıktım ben."

"Oyy... kıyamam ben sana. Ev halkının hazırlığı bittiği an çıkarız yola. Gerçi her kes hazırda bir Şirin hanım hazırlığını bitiremedi gitti, bu çocukluğundada böyleydi biliyormusun?"

"Yok artık, abartma."

"Abartmıyorum canım valla, teyzemin şerefsiz kocası aldattıktan sonra boşandıklarinda çok küçüktüler, annemle babamın ortak kararıyla bize taşıdılar, beraber büyüdük kardeş sayılırız. Neyse işte bir yere, yani gezmeye, lunaparka falan gitmek için maaile beraber oturup prensessi giyinip hazırlanmasını beklerdik."

"Eee... Sadi'cim kendin diyorsun prenses diye."

Sadi tatlı gülümsedi, geçmişteki anıları hatırlayıp

"Evet, prenses... Neyse böyle gülüp, eğlenip, birbirimizle uğraşıp büyüdük... 19 yaşımdayken mavi gözlü meleğim Busenaz geldi, güzelim biliyormusun dün gibi hatırlıyorum onu ilk elime aldığımı. Şu kadarcıktı laa, şu kadar... yaşıyor olsaydı simdi 17 yaşlı genç bir kız olurdu..."

Sadi'nin yüzü düştü, Songül bir şey demeden ayağa kalkıp sarıldı. Sadi'de Songül'e sarıldı başına bir kaç kere öpücük kondurup konuştu

"Kiyamam ben sana, canını sıktıysem özü-..."

Songül kafasını kaldırıp ufacık öpücükle Sadi'yi susturdu

"Deme öyle şeyler, senle asla sıkılmam"

Sadi Songül'ün boynuna gömülüp sesli bir şekilde kokladı, minik öpücük kondurup konuşmaya devam etti

"Hadi mutfağa gecelim..."

"Niye bee? Uslu dur adam annen ve Kemal'ler var be içerde."

"Fesatlık yapma laa, acıktım demedin mi sen?"

"Eeee..."

"Ne eee, işte mutfağa gecelim iki lokma bi şey hazırlıyım sana diyorum. Çook fesatsın güzelim, çok."

"Senle fesat olmamak namümkin canım kocacım."

"Günahımı alıyorsun güzel karıcığım."

Sarılıp kahkaha attılar

Şirin: Ooooo, Allah muhabbetinizi arttırsın

Karı koca ayrıldılar

Sadi: Teşekkürler de, ama bekleye bekleye ağaç olduk, agaç.

Şirin: Ayy alt tarafı iki dakika beklettik
abart, Sadi abim abart.

Sadi: Sus kız, hadi annemle, Kemal'i çağır yola çıkalım.

Şirin: Emredersiniz komutanım...

Kıkırdayarak içeri gitti

Sadi: Bak bak hareketlere bak.

Songül Sadi'nin takımının yakasından tutarak kendine çekti

Songül: Sen herkesle uğraşmadan duramıyormusun be adam?

Sadi gülümseyerek Songül'ün belinden sarıldı kendine çektip dudaklarına öpücük kondurdu

Sadi: Sadece sevdiklerimle diyelim...

°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°

Sadi ve ailesi rezervasyon yaptirdiği restorana giriş yaptılar, az sonra Acarerk aileside geldiler. Sadi'le Songül'ün yakın arkadaşları ve Ahmet başsavcıyla misafirler sayısı tamamlanmış oldu. Her kes Sadi'le Yaver'i yeni rütbeleri ile tebrik ettiler.

Kutlama devam ederken içi heycandan kıpır kıpır olan Yaver Sadi'nin yanındaki sandalyeye oturdup

Yaver: Yüzbaşım heyecandan bayılacam, şimdi şurada.

Sadi: Oğlum sakin, noluyo?

Yaver: Sen Metin amirimle, Suna ile durumu mu konuştun dimi?

Sadi: Evet, nolduki laaa?

Yaver: Ne dedi? Çok kötü bakıyor bana sanki bir kaşık su da boğası var.

Sadi kahkaha attı

Sadi: Kızın babası, boğsa hakkıdır laaa... birazdan her kesin yanında bir daha sorarım, sende duyarsın ne dediğini.

Yaver: Abii kalbim duracak şimdi.

Sadi: Sakın laa, git Suna'nın yanına otur.

Yaver Metin'le göz göze gelmemek için yere bakıp hızlıca yerine geçti. Sadi Songül'e göz kırptı eline öpücük kondurdup, ayağa kalktı annesinin yanına geldi

Sadi: Sultanım

Annesinin yanağından öpüp yanına oturdu, Naz da gülümseyip oğlunun yanağını okşayıp sevdi

Naz: Oğlum benim, çok teşekkür ederim sana.

Sadi: Estağfurullah, annemm niye teşekkür ediyorsun ki?

Naz: Kardeşine sahip çıktığın, koruyup kolladiğin için, teşekkür ederim. Sizinle çok gurur duyuyorum, bunun içinde çok minnettarim. Az önce Yaverede söyledim babanız da bende çok gurur duyuyoruz sizinle.

Sadi annesinin elininden öptü

Sadi: Güzel annem, asıl ben senle babama teşekkür ediyorum bizi böyle yetiştirdiğin için.

Naz Sadi'yi hayranlıkla izleyen Songül'u görünce gülümsedi

Naz: Yakışıklı oğlum benim, hadi Songül kızım yanlız kalmasın yanına git.

Sadi: Gideceğim gideceğim, ama önce önemli bişey söylemem lazım sana

Naz: Kötü bir şey mi var?

Sadi: Yok, aksine çok güzel bir şey.

Nazın gözleri parladı

Naz: Allah, yoksa torunun mu geliyor?

Sadi tatlı gülümsemeyle Songül'e baktı

Sadi: O da gelir inşallah, ama şimdi seni ikinci gelininle tanıştırmak istiyorum.

Naz kaşlarını çattarak

Naz: İkinci gelini? Seni kafanı kırarım çocuk, sen Songül'ü mu aldatıyon?

Sadi: Anne ne diyon? Allah aşkına ben niye karımı aldatayım tövbe tövbe, seviyorum laaa ben onu.

Naz: İkinci gelinin deyince ne bileyim, aklım gitti

Sadi: Yaver kız arkadaşına evlenme teklif etti, kabul etmiş o yüzden ikinci gelinin diyorum.

Naz: Öylemi? Başından söylesene oğlum kalbime inecekti yaa. Eee ne zaman gelir? Aslında Yaver'ime yakışır bir kız varda, sevgilisi var diye bir şey diyemedim.

Naz Suna'ya bakıp iç çektı, bunu anlayan Sadi ufak sırıtarak

Sadi: Eeee kimmiş o kız sultanım?

Naz: Suna kızım işte bak ne kadar yakışıyorlar birbirlerine.

Sadi: Öylemi diyorsun?

Naz: Evet, aman neyse boşver, Yaver'in sevdiği istediğini kız olsun mutlu olsun.

Sadi: Yok yok, sen Suna'ya OKey diyorsan ben istiyorum babasından.

Naz: Sadi... dur hayı-...

Sadi sesini temizleyip

Sadi: Hanımlar beyler, iki dakikanızı rica ederim.

Herkes dikkatini Sadi'ye verdi

Sadi: Metin baba, kızın Suna'yi kardeşim Yaver Sami'ye istiyoruz

Metin: Oğlum sana az öncede söylediğim gibi vermiyorum!

Yaver, Songül, Suna bir avazdan

"Ney?!"

Metin: Ne ney? Kız benim değil mi vermiyorum, hele sana hergele hiç vermem.

Yaver: Abii sen konuştum demedin mi yaa?

Sadi: Konuştum, kızın babası vermiyorum diyor, ben napiyim.

Yaver: Amirim gözünü seveyim yapma, ben çok seviyorum Suna'yi

Metin: Höst ulan. Vermem bana ne, araba galerisinde gördüğümde gıcık olmuştum sana çok sinir etmiştin beni.

Suna: Baba...

Metin: Sen sus senle evde konuşuruz.

Yaver: Amirim, Suna'nın bir suçuda yok haberi de yok ben istiyorum onu sizden. Hem sizle ilk karşılaştığımızda görevdeydim, abimle görevde ama abime yengemi verdin.

Metin: Verdim seviyorum ben Sadi'yi.

Yaver'in yüzü düştü, sırıtarak oturan Sadi'ye baktı...

Songül: Sadi sırıtmadan bişey yapsana yazık çocuğa...

Sadi: Şşş... sakin.

Bir saat önce...

Sadi: Metin baba, iki dakika yanlız konuşabilirmiyiz?

Metin: Gel, şuraya geçelim... Eee konuş bakalım bi sıkıntı mı var?

Sadi: Yok her şey yolunda, şey...

Metin: Ney oğlum çekinme konuş işte

Sadi: Biliyorsun babam şehit oldu, o yüzden evin erkeği olarak bu konular bana düşüyor.

Metin: Evet...

Sadi: Kardeşim Yaver'i tanıyorsun

Metin: Tanımam mı, yaramaz az sinir etmemişti beni...

Dedi Sadi'yle Yaverin mekanıni bastığı anıyı hatırlayıp... İkisinde kahkaha attılar

Sadi: Evet yaa, benimki biraz zevzekte, hem görevdeydik açığa çıkmamak için yapmıştı onun adına ben özür diliyorum.

Metin: Saçmalama be oğlum, uğraşıyorum. Kalbi temiz çocuk belli, hem Yavuz Albayım evladı kötü olma ihtimali yok .

Sadi: O zaman bu laflarından cesaret alarak, lafı dolandırmadan söylüyorum. Yaver'le Suna birbirlerine aşık olmuşlar. Karşınıza çıkmaya biraz çekiniyor, kabahati ortada o yüzden sizinle konuşmamı bana rica etti.

Metin: Farkındayım...

Sadi: Allah, nasıl yanı?

Metin: Kör değilim ben, kızımın hergeleye nasıl baktığını görüyorum.

Sadi gülümsedi

Sadi: İşte kız babasın, kaçmaz dimi?

Metin: Kaçmaz, oğlum sende baba olunca anlarsın.

Sadi: İnşallah... eee Amirim bir şey demedin veriyormusun Suna'yi kardeşime?

Metin iç çektı

Metin: Offf... ne zaman büyüdülerde, evlenecek zamana geldiler be oğlum, off... ne diyeyim verdim gitti yeterki mutlu olsunlar, ama ben biraz oğlanın aklını alırım haberin olsun az sinir etmedi beni kolay kolay vermem.

Sadi: Etide kemiği de senin, ne istersen yap.

Kahkaha atarak el sıkışıp sarıldılar...

°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°

Yaver: Anladım, haddimi aştıysam kusura bakmayın amirim.

Sessizce yerine oturdu Yaver.

Metin: Uzulme oğlum, iyisin, hoş çocuksun da, ama istesemde artık veremem

Tülay: Niye imiş o?

Metin: Hanım şey ben kutlamadan önce Suna'yi verdim birazdan yüzükleri takarız.

Her kes şaşkınlıkla birbirlerine baktılar

Tülay: Ne diyorsun sen Metin?

Songül: Baba yapma Yaver'le Suna birbirlerini seviyorlar, ayırma onları yaa.

Metin: Verdim artık yapcak bişey yok...

Yaver: Size iyi eğlenceler, benim biraz işlerim var...

Yaver kaşları çatık bir şekilde ayaklanıp çıkışa yönlendi

Sadi: Yaver'im nereye?

Sadi Yaver'in elinden tutarak durdurdu

Yaver: Abi bırak yüzük müzuk diyor benim kalbim dayanamaz...

Sadi: Metin baba yapma da, kireç gibi oldu kıyamam ben buna.

Metin gülümsedi, olumlu anlamında kafasını salladı, Sadi Yaver'e sarılıp başına öpücük kondurdu

Sadi: Dik dur laa, git Metin babanın elini öp.

Yaver: Abi zorlama... elimden bi kaza çıkmadan gideyim, yüzük takarız falan diyor

Metin: Sen gidersen yüzüğü kime takarız oğlum?

Yaver: Nasıl yanı?

Sadi: Ne nasıl laa, nişanlaniyorsun oğlum, istedik verdi amirim sağ olsun.

Yaver: Allah, abii tut beni bayılacam.

Herkes kahkaha attılar

Metin: Hergele öyle değil böyle sinir ederler adamı.

Yaver: Yaa Amirim ya az kalsin kalbim duracaktı, öpeyim...

Sadi: Sultanım yüzükleri takarmisin?

Naz yüzükleri takip kırmızı kurdeleyi kesti... Yaver'le Suna büyüklerin ellerini öptüler. Yaver Sadi'nin elini öpmek için tuttu

Sadi: Saçmalama be oğlum gel buraya

Sarıldı

Sadi: Tebrik ediyorum çok mutlu olun, hee eğer kızı üzersen gebertirim ben seni, haberin olsun laaa.

Yaver: Teşekkür ederim abi, iyiki sen benim abimsin.

Sadi: Uff... duygularımla oynama hadi git nişanlının yanına...

Sadi: Kutlamamiz var... müzik açın her kes piste... millet kalkın.

Payasli ve Acarerk ailesi güle eğlene oynuyorlardi, kimse fark etmediği zaman Sadi Songül'ü ikinci kata kaçırdı

Songül: Hııy çook kötüsün sen, aklım gitti ya aşağıda.

Sadi: Benim bi suçum yok güzel karıcığım bunu baban istedi.

Sadi ağır adımlarla Songül'e doğru yürüdü, Songül arkaya doğru yürümeye başladı

Songül: Ne yapıyorsun be?

Songül'ün sırtı soğuk camla buluşunca durdu Sadi Songül'e yaklaşıp belinden tek eliyle sarıldı...

Sadi: Bişey yapmıyorum... ama birazdan bir kaç saattir aklımda olan şeyi yapmak istiyorum...

Songül gülümseyerek Sadi'nın boynundan sarıldı, yutkunup alt dudağını dişlerının arasına alıp

Songül: Ne imiş o?

Sadi: Bu...

Diye Songül'ün yanağından tutarak sert bir şekilde dudaklarını öptü, Songül'de Sadi'nin alt dudağını emerek ısırdı, Sadi açıdan inlediğinde Songul'un ağzına demir tadı geldi bırakıp dudaklarını ayırdi Sadi'nin dudağına baktı...

Songül: Dudağın kanıyor

Baş parmağı ile silip, bir kaç kere öptü aynı yeri

Sadi: Guzelim, boş ver...

Songül'ün çenesine minik öpücük kondurup sol kulak memesine geçip emmeye başladı, elleri Songül'ün teninde geziyordu, Songül de kocasının ellerinin arasında ufak ufak inlemeye başladı...

Sadi Songül'ün boynuna indi minik ıslak öpücüklerle omuzuna geldi, Songül'ün sol omzu ile sol göğsünü elbiseden kurtardı Songül'ü kucağına alıp bacak arasına girdi cama yaslayıp karısının açıktaki güzel göğsüne gömüldü...

Rastgele öpücükler kondurdup göğüs üçünü diliyle oynayarak yalayıp emmeye devam etti, zevkten çoktan belirmiş aletini karısına bastırdı. Zevkten çığlık atmamak için avcunu ısırıyordu Songül...

Sadi karısıni uyarıp, göğsünü bir kaç kere emip çekiştirerek bıraktı, koyulaşmiş mavileriyle zevkten gözleri kayan Songül'ü izledi, iyice kendine bastırıp Songül'ün elini çekti dudaklarını birleştirip nefessiz kalana kadar öptü...

Nefes nefese ayrıldılar alınlarını birleştirilerek gülümsediler.

Sadi: Çok seviyorum seni...

Songül: Bende seni azgın kocacım. Yakalanmadan biran önce aşağı inmemiz lazım.

Sadi Songül'ün dudağına sesli sert bir öpücük kondurup kucağından indirdi... Songül kıyafetlerini düzelttikten sonra Sadi'ye bakarak gülmeye başladı

Songül: Canım kocacım sen böyle nasıl inmeye düşünüyorsun?

Dedi Sadi'nin pantolonunda oluşan "çadırı" kast ederek

Sadi: Hass... Gülme, gülme laaa ne yapıyım etkileniyoruz güzel karıcığımizdan.

Söylene söylene pantolonunu düzeltmeye çalışıyordu, Songül kıkırdayarak

Songül: Hiiç söylenme kocacım, kim sana milletin içinde az dedi?

Sadi: Songül'cum dalga geçmeyi kezmezsen "bu inene" kadar işimi senle görürüm...

Songül: Hııy, ne biçim bir insan oldun sen, aşağıda babam var babamı geçtim annen var, annen... sen ne ima ediyon burda tıh tıh tıh ...

Sadi: Gel buraya!

Bir çırpıda Songül'e doğru yürüdü Songül kıkırdayarak çıkışa koştu... topukluğu takılıp tam düşerken Sadi tutup sarıldı

Sadi: Ne yapıyorsun kızım yaa, iyimisin?

Songül: Hıhım...

Sadi: Gercekten iyisin dimi? Ayağına bişey oldumu bi bakayım...

Songül: Sadi ya, takıldı işte bir şey yok abartma...

Songül'ü koltuğa oturtup ayakkabılarını çıkardi, ayak bileklerine birer öpücük kondurdu

Songül'ü kucakladı

Sadi: Olsun sen genede bunları giyme, aklım çıktı ayağını burktun diye...

Songül Sadi'nin boynundan öptü

Songül: Ama ben böyle şımarırım indir...

Sadi: Şımar güzel karıcığım, şımar, indirecem ama aşağıda sandalyeye...

Sadi merdivenlerden inerken

Songül: Sadi...

Sadi: Efendim güzelim?

Songül: Çilek istiyorum ben

Sadi gülümsedi

Sadi: Heh... Bende diyordum bizim çilek mesaimiz ne zaman başlayacak diye.

Songül: Aşk olsun ya Sadi, ne yapıyım istiyorum, canım çekiyor...

Sadi: Tamam tamam, demedim bişey inelim söylerim getirecekler, hazırlamalarıni söylemiştim zaten..

Songül: Yaaaa... düşünceli kocacım benim. Teşekkür ederim...

Sadi'nin yanağından öptü... ama bu güzel anı silahlarin patlamasi, cam çerçevenin inme sesleri ile bozuldu...

Sadi: Noluyo laaa, koş...

Sadi Songül'ü indirdi, karı koca ailesi ve sevdikleri olduğu yere koştular...




Bölüm'ün sonu.

Herkese merhaba, nasılsıniz? Yeni bölüm ne zaman gelir bilmiyorum, aslında gelirmi yok mu onu bile bilmiyorum. Çok yoğun ve yorgunum... Yazmaya keyfim yok, özür dilerim...

Seviyorum sizi, dikkat edin kendinize.