PART 38. "Artık senin tek derdin benim!"
Songül yukarıya yatak odalarına çıktı
"Saa-..."
Gördüğü "manzara" karşısında Songül'ün lafı yarıda kaldı. Pencerenin önünde Sadi uzun mor elbiseli narin bi kadına sarılıp göğsüne koyduğu başını saçlarını okşuyordu...
.
.
.
°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°
Sadi Yaver'in yanından ayrılıp hızlıca eve geldi, evdeki davetsiz misafiri korkutup kaçırmamak için yavaşça arka kapıdan eve sızdı ve mutfağa gizlediği tabanca almak için salondan geçerken sephadaki zarfı gördü... Zarfı aldı yüzerine bi not vardı
"İzinsiz evinize girdiğim için ozür dilerim, az önce pistte kulak misafiri oldum ve polis olduğumuzu öğrendim. Lütfen bu zarfı annem Nermin Akkurt'ta ulaştırın, benim sabrım tükendi ve bu gün her şey bitecek nihayet kurtulacam Hakan pisliğindende bu karanlık dünyadande! Ama açız olduğumu ve yenildiğimi anneme söylemeyin... Güzelim annecimın hatırasında hep o masum 15 yaşlı kelebek kızı olarak kalayım..."
Önceden çok teşekkür ederek Firuze.
Sadi Firuze'nin ne yapmak istediğini anlayıp koşarak üst kata çıktı, pencereyi açıp atlamaya hazırlan Firuze'yi gördü...
"Dur yapma!"
Kızı korkutmamak için çok yaklaşmadan durdu
"Bitsin artik bu çile! Yaşamak istemiyorum"
Firuze pencereye çıktı
"Ben Sadiyim, Sadi Payaslı (cüzdanından kimliğini çıkarttı) bak askerim ben, lütfen in aşağı ... iki dakika beni dinle..."
"Siz hiç bir şeyi bilmiyorsunuz... Ben ölürsem herkes için iyi olcak! Bunu yapmam lazım"
Hayla Firuzenin bakışlarında ruhsuzluk vardı, ağlamıyordu, gülmüyordu... sadece soğuk bakışlarla pencereden dışarı okyanusa baktı
"Hayır, kimse için iyi olmayacak anneciğini düşün seni bekleye, bekleye harap olmuştur kadıncağız, o yüzden yapma in aşağı konuşalım"
"Konuşacak bir şey yok... aşağıdaki zarfı anneme ulaştırın uzakta olsada 'çok mutlu olduğumu, yaşadığımı' bilsin mis kokulu annecim keşke onun kokusunu son bi kez duyabilsem, keşke kardeşime son kez sarıla bilsem, keşke..."
"Seni annenle kavuşturacagim Firuze, istediğin kadar sarılırsın güven bana... Gel..."
Elini uzattı Sadi, Firuze başını olmaz der gibi iki yana salladı
"Elinizden bi şey gelmez, ben neler yaşadığımı bilmiyorsunuz... Hakan beni rahat bırakmaz, ancak ölürsem kurtulacam"
"Ben her şeyi biliyorum... 14.06.2005 yıl doğumlu, 160 santim boyunda, kahverengi gözlü 15 yaşında kız çocuğu doğum günü günü gecesi evinden kaçırıldı... özel ayrıntısı sol omzunda kelebek şeklinde doğum lekesi var... Annesi Nermin ve kardeşi Uğur Akkurt onu çok seviyorlar ve ona kavuşmak için şafak sayıyorlar"
Firuze Sadi'nin söylediklerini duyunca gözleri doldu, ayakta durmaya zorlandı, sesi titreyerek
"Bu nasıl olur?"
Sadi kızı bileğinden yakalayıp kendine çekip düşmesini engelledi
"Şşş sakin, Firuze annesinin kelebeği bana güvene bilirsin, çıkaracağım seni bu cehennemden söz veriyorum!"
Firuze yıllar sonra ilk defa güvende hissetti kendini Sadi'nin göğsüne başını koyup derin nefes aldı yılardır nefes almıyormuşçasına aldi sessizce içli ilçli sonrada hüngür hüngür ağlamaya başladı, Sadi'de bir abi merhametile kızın başını okşayarak sakinleştirmeye çalışıyordu
"Şşşş... sakin, her şey yolunda olucak artık kimse seni üzemeyecek"
Sadi kızın başını okşarken yan tarafta biri izlediğini fark etti, o tarafa doğru baktı, kapının önünde kaşları çatık boğazıda bi şey düğümlenen Songül duruyordu... durum ciddi olmazsa Sadi güzel karısı'le biraz uğraşırdı, ama bu gerginliği dağıtmak için sağ elini Songül uzattı
"Firuze bak yengende geldi... "
Firuze kafasını kaldırdı, Songül Firuzeni ağladığı gördüğü an kendine geldi, hızlıca yaklaşıp Sadi'nin elinden tuttu, çünkü söz vermişti ön yargılı olamayacaktı...
"Yengem noluyo, sen niye ağlıyorsun böyle, kıyamam ben sana gel"
Meraktan çatlıyor olsada sorgulamadan Firuze'yi sarıp sarmaladı, Songül Sadi'yi bir daha hayran bıraktı tuttuğu elinin yüzerine öpücük kondurdu, Songül bunu hissettiği için Sadi'nın mavilerine baktı
"Her şeyi anlatacam..."
Dedi Sadi bir açıklama yapması gerektiğini düşündüğü için. Songül tamam anlamında kafasını salladı.
"Yaver'le Suna nerde?"
"Aşağıda..."
"OKey... Firuze seni buraya geldiğini birileri yada her hangi biri gördü mü?"
Ağlamaklı sesle burnunu çekerek Sadi'ye bakarak konuştu
"San-sanmam... amaa..."
"Ne ama? Korkmadan söyle, yengenede banada güvene bilirsin"
"Güveniyorum da, ama Hakan yokluğumu çoktan fark etmiştir, o na güvenmiyorum benim yüzümden sizin da başınıza bişey gelecek diye korkuyorum..."
"Hakan kim?"
Songül Sadi'yle Firuze kim hakkında, ne konuştuğunu anlamaya çalışıyordu
"Anlatacam... ama aşağı Yaverlerin yanına inelim her kese tek seferde anlatayım, olurmu Güzelim?"
"Hadi o zaman..."
Aşağı indiler salondaki sandalyelere oturdular, evde yabancı birini görünce "noluyor" der gibi baktılar Yaver'le Suna...
Sadi boğazını temizlemek için öksürdu
Sadi: Yaver...
Yaver: Efendim abi.
Sadi: Hakan burdaa...
Yaver: Hangi Hakan abi?
Sadi: Çizgili Hakan
Firuze Sadi'nin dediğine gulumsedi, çünkü neden Hakan'ı çizgili dediğini anlamıştı, çünkü herif hep çizgili kıyafet giyerdi... ama Sadi o kadar ayrıntıları nerden biliyordu? Sorular aklını kurcalarken Yaver heyecandan ayağa kalktı
Yaver: Kasap'ın köpeği, pezevenk Hakan yavşağı?! Burda mıymış?
Sadi: Düzgün konuş laa kızların yanında
Yaver: Pardon... şaşırdım sadece
Songül: Ayy... valla içim şişti... kim bu Hakan yaa?! Adam akıllı anlatın şunu artık yaa
Sadi: Şöyle güzel karıcığım, bundan 9 yıl önce benle Yaver Osman babanın dünyasına yerleşirken, Ahmet başsavcımla Semih başkomser Kasap lakaplı birinin peşine düşmüştulerdi, herifte yasa dışı her şey var, uyuşturucu, organ kaçakçılığı, "beyaz" kadın ticareti falanda filan... ama tam yakayı ele verdi derken aniyden ortalıktan kayboldu... 4 yıl önce Hakan iti Kasap'ın sağ kolu yine ortalıkta gözükmeye başladı... herif nerde fark edilse o civardaki evlerden orta yaşdaki kız çocukları kaybolduklari hakkında ihbar almaya başladılar. Bir yıl sonrada bir sokaktan 8 çocuk kaybolduğunu öğrendik, 5 erkek maalesef hepsinin organları sökülmüş cesetleri merdiven altı "ameliyathane"den bulundu ve hala ıssız kaybolanlar listesinde yer alan 3 kız çocuğu... 14 yaşında Lale Çelik, 13 yaşında Gülsüm Işık ve 15 yaşında Firuze Akkurt...
Firuze'nin gözleri doldu sesi titreyerek "öldüler... " diye bildi. Songül'ün gözlerinden yaşlar döküldü Firuze'ye sımsıkı sarıldı
Firuze: O gün hiç aklımdan çıkmıyor, en mutlu günüm derken, 15 ci doğum günümün gecesi cehenneme düştüm...
O gün parti bitti uyucam diye odama geçtim, çok zaman geçmeden uyuya kaldım, gecesi pencereden gelen tıkırtiyla uyandım ayağa kalkıp pencereye baktım açıktı... tam kapatayım derken arkadan biri vurdu, bayıldım kaç saat baygın kaldım bilmiyorum, gözlerimi açtığımda Sadi abinin dediği gibi benim yaşımdaki 7 tane kızlarla beni Hakan'ın yanına getirdiler. O gün bana... (ağlaması dahada arttı, Songül avutmaya çalışıyordu, Firuze göz yaşlarını silip anlatmaya devam etti)
O gün bana zorla sahip oldu... onu istemediğimi söyledim "istersende istemesende artık benimsin!" diye günlerce dövdü, aç bıraktı, istediği zamanda beni bayıltana kadarda birlikte oldu... Benle beraber geldiği kızlara uyuşturucu madde kullandırıp para karşılığında adamların koynuna soruyordu, kızlar dediğime şey yapmayın bildiğimiz 14-15 yaşlı çocuklar, bir ay bile dayanamıyorlar biliyormusunuz, birileri yüksek dozda uyuşturucu madde yüzünden, değerleride Hakan'ın psikopat müşterileri yüzünden ölüyorlar, kaç kere yardım etmeye çalıştım öğrenince yine öldüresiye dövdü...
Songül'le Suna dahada dayanamayıp Firuze'yi sarıp sarmaladılar
Songül: Artık senin iki ablan, iki abin var, tamam mı...
Suna: Evet yaa... yeterki sen üzülme.
Yaver: Abi izin ver ben şu şerefsizi doğduğuna pişman edeyim!
Sadi: Sakin laaa ona daha var... Kızlar şu sarılma işini bitik sonraya bıraksanız olurmu laaa?
Songül: Tamam... toparlanın kızlar konuya odaklanalim. (Sadi'ye bakarak) Ne yapacağız?
Sadi: Sizi gönderecem.
Songül: O pislik herif?
Sadi: O bizde (Yaver'le kendini göstererek)...
Songül: Bende kalacağım, sizi yanlız bırakmam
Sadi: Soongül!
Songül: Sadii!
Sadi: Siz gidiyorsunuz, biz kalıyoruz dedım nokta güzel karıcım!
Songül: Ama...
Sadi: Aması maması yok Songül senin güvenliğin için... hem kızları koruyacak biride lazım dimi?
Songül: Off tamam...
Sadi: Oflama güzel karıcım... Firuze senin pasaportun var mı?
Firuze: Var Hakan'ın kasasında
Sadi: OKeyy! Onu alacağız... peki içeride kaç kız var?
Firuze: on iki hepsi küçük yaşta yeni getirdiler.
Yaver: Şerefsiz köpek!
Songül: Psikopat herif!
Sadi: Laaa tamam sakin... Son bi soru daha bu herifin kaç tane köpeği var yani şey adamı?
Firuze: 30dan fazla.
Yaver ıslık çaldı...
Songül: Yüh psikopat, 30 dan fazla koruma senin neyine lan, iğrenç herif elime geçirirsem var yaaa...
Sadi: Yavaş gel Karamambam! Sakin... pislik bizde dedim. Şimdi beni dinleyin tatilimiz an itibariyle bitmiş oluyor hazırlanın en fazla bir buçuk saatte uçak burada olucak.
Firuze: Sadi abi bi şey daha var, (yutkundu) geldiğim sene hamile kaldım, beslenmeme dikkat etmediğim, hem dövüldüğüm için erken doğum yaptım bebeğimi ağladığını duydum sonra halsızlıktan baygın düştüm, kendime gelince bebeğimi sordum Hakan ölü doğdu dedi, ama o na inanamıyorum çünkü ben oğlumun sesini ayan beyan duydum. Bu güne kadar Hakan ağzından belki bişey kaçiracak diye dayandım abi...
Sadi sinirle gözlerini ovuşturup, dişlerini sıktı, Songül Sadi'nin sinirlendiğini anlayınca sarıldı, Songül'ün başından öptü Sadi kokusunu içine çekerek sakınleşti
Sadi: Anladım abim... bana güven.
Firuze: Her şey için teşekkür ederim Sadi abi
Sadi: Lafı bile olmaz...
Sadi cebinden telefonu çıkardı Taylan'a aradı
•
Taylan: Laaann... damat oldun ortadan kayboldun laaa, yetmiyormuş gibi komserimle evlenip onuda götürdün he bide şey kardeşin olacak Yaverrde ortada yok... işlerin hepsi bana kaldı laan bıhtık be devreem
Sadi: Sanada iyi geceler devrem... zevzeklik yapmadan dinle laaa! Acilen konsoloslukla bağlan, on iki tane kız çocuğu sığınması için izin al...
Taylan: Devrem noluyo? Siz balayında değilmidiniz laaa? Konsolosluk ne alaka?
Sadi: Çizgili Hakan'ı burda
Taylan: Kasap orda mı?
Sadi: Hayır o it var sadece, onun elindeki kızları Songül'le beraber göreceğim
Taylan: Anladım devrem... ama gözünü seveyim herife bişey yapmayın Kasap'ın yerini tespit etmek için canlı lazım
Sadi: Tamam, sen interpol'a haber ver alsın herifi, ama çook kötü bi şey oldu laa kazara üçüncü kattan düştü diye duydum baya kırığı var yaa çok YAZIK(vurgulayarak) adama...
Yaver abisinin dediklerini sırıtarak onayladı
Yaver: Evet evet çook fena kol bacak... Üüff
diye başını iki yana salladı
Taylan: Devremm! Yapma...
Sadi: Ben bişey yapmıyorum... sen dediğimi yap interpol'a haber ver geç kalırlarsa maazallah herif ölü verir!
Taylan: Sadi!
Sadi: Hadi kapatıyorum, çok işim var laaa! Görüşürüz!
•
Sadi: Yaver hazırlan çıkıyoruz. İki dakika benle gelirmisin güzel karıcım?
Elini uzattı, el ele yukari odalarına çıktılar
"Sadi hep beraber gitsek olmaz mı? Endişeleniyorum..."
"Şşş... gel buraya güzelim"
Sadi Songül'e sarıldı, Songül'de kocasının içine girmek mümküncesine sokuldu... Sadi'de Songül'ün kokusunu derin derin içine çekti başına bir kaç kere öptü
"Ohh! Mis kokulu güzel karıcım... çok ozür dilerim "
Songül başını kaldırdı Sadi'nin mavilerine baktı
"Hayatım neden ozür diliyorsun?"
Sadi gözlerini kısarak kafasını salladı
"Balayımız böyle bitsin istemiyordum"
"Hayir asıl ben teşekkür ederim kocacım hayal ettiğimden de güzel bir balayı yaşattığın için..."
Sadi'nin dudağından uzun öpüçük aldı
"Kendine dikkat ediyorsun Sadi Payaslı, artık seni bekleyen bir karın var..."
"Emrin olur güzelim"
Gülümsedi Sadi Songül'e
"Bide sırıtıyorsun... be adam, canım kocacımı düşünüyorum... sen yokken ben neyi dert ediyordum yaa"
"Artık senin tek derdin benim!"
Songül dudağından minik öpücük aldı, sonra boynundan sesli sert bir öpücük aldı, karısını kokusunu aklına kazır gibi derin derin içine çekti
"Hadi güzelim hazırlanın, diğer kızlar geldi an da mesaj at sonra uçağa binip yola çıkın Taylan karşılayıp güvenli bir yere götürecek sizi."
Songül'ün alnından minik öpücük aldı
"Peki siz?"
"Herifi paketleriz, prosedürleri bitirip ilk uçakla yanındayım anlaştık mı?"
"Anlaştık, yolluk son bir defa şu gidindan bir öpücük ..."
"Hayır, orası olmaz huylanıyorum ben ordann..."
"Dur bi kerecik bee.."
Sadi'nin boynundan bir kaç defa öptü kikirdayarak ayrıldı
"Seni çook seviyorum!"
"Bilirsin bende seni..."
Yaver'le Suna'da vedalaştılar... Kizlar evde kaldılar... Sadi'yle Yaver partiye döndüler... Yaver Hakan'ın yanına geldi. Sadi'de bara yaslanarak en pahalı içkiyi sipariş etti. Yaver Hakana hafifçe dokunarak konuşmaya başladı
Yaver: Pardon ...
Hakan: Bana mı seslendin?
Yaver: Evet, gökte ararken burda buldum sizi...
Hakan: Anlamadım, sen kimsin?
Yaver: Pardon ya, ben Yaver'im şu barın yanındaki adamda benim patronum. Bugün kendisinin doğum günü bir saate falanda arkadaşları gelir biliyorsunuz bu zenginler tuhaf oluyorlar ayarladığım kadınları beğenmemişler illa Hakan'ın kızlarından istiyoruz diyorlar
Hakan: Anladım, peki kaç kız ne kadar zamana lazım?
Yaver: On beş, iki güne
Hakanin gözleri faltaşi gibi açıldı kızların hizmetinden gelecek paraları düşününce yutkundu
Hakan: Bende şimdi sadece ön iki tane var, ama size çok pahalıya patlar onlar hepsi hepsi bakire... her biri için beş bin dolar istiyorum.
Yaver sövmemek için zor tuttu kendini, Hakanin pis pis konuştugu duyunca... sakınlığını bozmadan cevap verdi
Yaver: Şöyle yapalım her biri için on bin dolardan verelim, kızlar şimdiden bizim eve geçip hazırlıklarını başlasınlar bizde patronla senin eve geçelim anlaşmayı yapalım parayı hesabına yatırayım
Hakan: On bin dolardan?!
Yaver: Evet bence gayet güzel bir fiyat... razımısın? Yok diyeceksen benim vaktim az işim çok.
Hakan: Razıyım! Razıyım, ağanın doğum günüymüş madem üzmek olmaz dimi...
Oğlum arabayı getirin eve gidiyoruz.
Sadi'nin yanına gelip durdu araba, Hakan'ın adamı inip kapıyı açtı Sadi arabaya binince yola koyuldular, arabanın içinde Hakan Sadiye el uzattı
Hakan: Hakan ben, ağam buralarda yenisiniz galiba ilk defa görüyorum
Sadi: Emin(Hakan'la el sıkıştı) Hayır yeni değilim sadece kalabalığı sevmiyorum.
Yaver: Emin ağami hayalet derler, ne zaman gelip, ne zaman gittiğinden kimsenin haberi olmaz...
Hakan'ın evine geldiler, Emin'le Yaver'i içeri davet etti Hakan ...
Bölümün sonu...........🙃